Soğuk savaş döneminden bu yanaki en sıcak uzay yarışı, Asya’nın en büyük iki gücü olan Japonya ve Çin arasında görülüyor.
Japonya, Amerikan Apollo uzay mekiğiyle
insanın ilk kez Ay’a ayak basmasından bu yanaki en büyük projenin
sahibi olduğunu iddia ediyor. Çin de çalışmalarının insanlı Ay’a
yolculuklarının yolunu açacağı umudunu dile getiriyor.
Ancak şu anki en büyük sorunun, bilimsel değil, ilk kimin uydularını
fırlatarak kimin önce oraya gideceği olduğu yorumları yapılıyor.
Çin ve Japonya’nın ilk Ay çalışmalarını gelecek ay başlatmaları bekleniyor.
Japon
Uzay Ajansı, geçen hafta, yıllardır uğraşılan teknik sorunların
ardından, Ay uydusu Selene’nin 13 eylülde fırlatılmak üzere
hazırlandığını bildirdi.
Çin’in de Chang’e-1 sondasını Eylül
ayında fırlatmayı planladığı haberleri çıkarken, Pekin henüz bu konuda
kesin bir tarih vermedi.
Ancak, Çin Ulusal Uzay Dairesi’nin
internet sitesinde, uzay aracının ve aracı taşıyacak roket Changzheng 3
roketinin bütün testleri geçtiği, fırlatma bölgesinin inşasının bittiği
kaydedildi.
Japon uzay ajansı yetkilileri, 276 milyon dolarlık
Selene projesinin, ABD’nin, eski Sovyetler Birliği’ni geçerek Ay’a ilk
inişi yaptığı Apollu programından bu yanaki en geniş kapsamlı program
olduğunu söylüyor.
Selene projesinde, Ay’ın çevresinde yörüngeye
bir ana uydu dışında biraz daha küçük iki uyduyla Ay’ın oluşumu ve
evrimine ilişkin çalışma öngörülüyor.
Çin’in bugüne kadar 185
milyon dolar harcadığı programda Chang’e-1 uydusuyla da stereo
kameralar ve X ray spektrometreler kullanılarak, Ay’ın yüzeyinin üç
boyutlu haritası çıkarılacak. Pekin, bu çalışmalarının öncülüğünde 15
yıl içinde insanlı Ay çalışmalarını öngörüyor.
Tokyo da insanlı Ay çalışmalarını 2025’e kadar hedefliyor.
Öte yandan, Çin de Japonya da Ay uydularını ilk kimin fırlatacağını önemsemedikleri yönünde ifadeler kullanmaya çalışıyorlar.
Japon
uzay ajansı yetkililerinden Yasunori Motogawa, “Bunu kazanma ya da
kaybetme konusu yapmak istemiyorum. Ancak şuna inanıyorum ki, ilk kim
fırlatırsa fırlatsın, Japonya’nın yürüteceği çalışma teknik olarak
üstün. Hangisinin bilimsel gelişmelere yol açacağını göreceğiz” diye
konuştu.
Diğer taraftan, Çin’in askeri uzay programının son
yıllarda büyük sıçrayış yaptığına, 2003’te uzaya iki astronot gönderen
ilk Asya ülkesi olduğuna, şimdiye kadar Rusya ve ABD dahil hiçbir
ülkenin yapamadığı, eski bir meteoroloji uydusunu karadan orta menzilli
füzeyle vurduğu bir deneyi yaptığına dikkat çekiliyor.
Japonya
da yaklaşık 10 yıl süren çalışmalardan sonra Şubat ayında küredeki
herhangi bir noktayı izleyebilen dört casus uydu ağını tamamlamıştı.
Asya’daki
diğer bölgesel güçler olan Hindistan, Güney Kore, Malezya ve Tayvan’ın
hepsinin uzayda uyduları bulunurken, Çin ve Japonya’nın Ay’la ilgili
programları bugüne kadarki bölgedeki en iddialı uzay programları olarak
dikkat çekiyor.
Uluslararası basında, Ay’ın keşfi için Çin’in üç
aşamalı plan öngördüğü, bu yıl içinde Dünya’nın uydusuna Chang’e-1
yörünge aracını göndermesinin ardından 2012’de insansız bir sefer
öngördüğü haberleri çıkmıştı. Aynı haberlerde ABD’nin Ay’a yeniden
insanlı uçuş için 2020 yılını hedeflediği de yer almıştı.